Evimiz, dış dünyadaki kaosun ardından sığındığımız güvenli limanımız olmalıdır. Ancak zamanla fark etmeden biriktirdiğimiz faturalar, “belki bir gün giyerim” denilen kıyafetler, bozuk elektronikler ve mutfak dolaplarında bekleyen çift kapaklar evimizi bir huzur alanı olmaktan çıkarıp zihinsel bir yük haline getirir. Modern yaşam felsefesinde “Decluttering” olarak adlandırılan ve dilimize “fazlalıklardan arınma” olarak geçen bu akım, sadece fiziksel alanları temizlemekle kalmaz; evdeki statik enerjiyi dağıtarak zihnimizde de muazzam bir hafifleme alanı yaratır.
Sadeleşmeye karar verdiğinizde karşılaştığınız en büyük engel, nesnelere yüklediğiniz duygusal anlamlar ve suçluluk duygusudur. Bu kilidi kırmak için kendinize net ve katı kurallar koymalısınız. Bunlardan en etkilisi 90/90 kuralıdır. Elinize aldığınız bir nesne için kendinize şu iki soruyu sorun: “Bu eşyayı son 90 günde kullandım mı?” ve “Önümüzdeki 90 günde kesinlikle kullanacak mıyım?” Eğer her iki soruya da yanıtınız hayır ise, o eşyanın evinizdeki kira süresi dolmuş demektir. Onu bağışlayabilir, satabilir veya geri dönüşüme gönderebilirsiniz.

Decluttering sürecine asla eski fotoğrafların, mektupların veya hatıra eşyalarının olduğu dolaplardan başlamayın. Duygusal bağınızın yüksek olduğu bu alanlar enerjinizi hızla tüketir ve pes etmenize neden olur. İşe en kolay yer olan banyodan veya mutfaktan başlayın. Tarihi geçmiş kozmetikler, kurumuş ojeler, mutfakta hiç kullanılmayan o tek kalmış fincanlar ve kırık saklama kapları hızlıca elenebilir. Bu alanlardaki başarının getirdiği hafiflik hissi, size yatak odası ve giysi dolabı gibi daha zorlu alanlara geçmek için gereken motivasyonu fazlasıyla sağlayacaktır.
Evinizi bir kez temizlemek yeterli değildir; asıl başarı bu minimalist ve düzenli durumu sürdürebilmektir. Bunun için hayatınıza “Bir Giriş, Bir Çıkış” (One In, One Out) kuralını entegre edin. Eve aldığınız her yeni kupa, yeni bir elbise veya dekoratif obje karşılığında, evde halihazırda bulunan eski bir kupayı veya elbiseyi evden çıkarmalısınız. Bu kural, satın alma dürtülerinizi kontrol altına alarak sizi daha bilinçli bir tüketici yapar. Unutmayın, evinizdeki boş alanlar boşa harcanmış alanlar değildir; onlar evinizin nefes almasını ve enerjinin akmasını sağlayan şifa noktalarıdır.