Güzellik dünyası son birkaç yıldır aşırı parlak, ıslak ve adeta yeni yıkanmış gibi duran “Glass Skin” (Cam Ten) akımının etkisi altındaydı. Ancak dürüst olalım; bu aşırı ıslak görünüm günlük hayatta çoğunlukla gün ortasında yağlı ve parlayan bir cilde dönüşüyordu. İşte tam bu noktada, podyumlardan sokak modasına kadar makyaj otoritelerinin yeni gözdesi haline gelen bir teknik devreye girdi: Cloud Skin (Bulut Ten). Bu akım, aşırı matlığın yapaylığı ile aşırı ıslaklığın kontrolsüz parlamasını tam ortada buluşturuyor. Gökyüzündeki yumuşak, kadifemsi ve arkasından güneş sızan bir bulut hayal edin; işte cildiniz tam olarak öyle görünecek.
Cloud Skin, cildin kendi doğal ışıltısını korurken, stratejik noktalarda yarı mat ve buğulu bir doku elde etmeyi hedefler. İçeriden gelen o sağlıklı parıltı, cildin üzerine çöken hafif bir sis tabakasıyla flulaştırılır. Bu teknik, özellikle gün içinde makyajının bozulmasından ve parlamasından şikayetçi olan karma ve yağlı ciltler için bir kurtarıcı olduğu gibi, kuru ciltleri de matlığın getirdiği o cansız görünümden korur. Peki, bu rüya gibi buğulu ve kadifemsi ten makyajına adım adım nasıl ulaşılır? İşte profesyonel makyaj artistlerinin sırları:
Bu makyajın sırrı katmanlamada gizlidir. Ağır fondötenler yerine, ürünlerin birbiriyle bulut gibi harmanlanması gerekir.
Makyajın son adımlarında matlaştırıcı pudralar kullanacağımız için, cildin alt katmanını neme doyurmak en kritik adımdır. Cildinizi temizledikten sonra yoğun nem veren, tercihen hiyalüronik asit içerikli bir serum ve hafif yapılı bir nemlendirici uygulayın. Cilt, makyajı kabul etmeden önce adeta neme doymuş ve dolgun görünmelidir. Bu, bulutun arkasından sızacak olan o doğal güneş ışığı efektini yaratacaktır.

Cildinize nemlendiriciden hemen sonra, içinde büyük simler barındırmayan ama cildi aydınlık gösteren likit bir aydınlatıcı baz uygulayın. Eğer tüm yüzünüzün parlamasını istemiyorsanız, bu bazı sadece yüzün yüksek noktalarına (elmacık kemikleri, burun köprüsü ve alın ortası) lokal olarak yedirebilirsiniz.
Cloud Skin akımında kalın, maske gibi duran yüksek kapatıcılıklı fondötenlere yer yok. Cilt dokusunun altından nefes aldığı belli olmalıdır. İnce yapılı bir serum fondöten, BB krem veya renkli nemlendiriciyi nemli bir makyaj süngeri yardımıyla cildinize tampon hareketlerle uygulayın. Kusurları tamamen silmek yerine, cilt tonunu eşitlemeye odaklanın.
İşte ıslak makyajı “bulut” efektine dönüştüren o sihirli aşama. Büyük ve yumuşak bir pudra fırçasına çok az miktarda, talk içermeyen, ultra ince yapılı transparan (şeffaf) pudra alın. Pudrayı tüm yüzünüze boca etmek yerine sadece parlamaya müsait olan T bölgesine (alın, burun kenarları ve çene) ve göz altlarınıza hafifçe sabitleyin. Elmacık kemiklerinizin üzerindeki o ıslak doku pudralanmamalı, ancak pudra sürdüğünüz yerlerle pürüzsüzce harmanlanmalıdır.
Yanaklarınıza doğal bir sıcaklık katmak için krem bir allık veya bronzer tercih edin. Krem ürünü uyguladıktan sonra, üzerinden fırçada kalan çok hafif bir transparan pudra ile geçerek rengi cildin altına “gömebilirsiniz”. Bu işlem, allığın sanki cildinizin kendi doğal kızarıklığıymış gibi buğulu durmasını sağlar.
Cloud Skin, günümüzün yoğun temposunda hem gün boyu kalıcı olan hem de “ben buradayım” diye bağırmayan, çabasız ve lüks bir güzellik algısı sunuyor. Kamera karşısında, Zoom toplantılarında veya gün ışığında cildinizi filtre kullanmış gibi pürüzsüz gösteren bu tekniği rutinize eklediğinizde, ağır mat makyajların cildinizi ne kadar yaşlı gösterdiğini fark edeceksiniz. Doğallığın kadifemsi gücünü keşfetme sırası şimdi sizde!